• BIST 100

    16088,00%-1,23
  • DOLAR

    44,16% 0,22
  • EURO

    50,49% -0,78
  • GRAM ALTIN

    7134,90% -0,98
  • Ç. ALTIN

    11685,77% -0,65

“Seçilmiş yalnızlık CEO’ların ve liderlerin hastalığıdır”

SAĞLIK 27.05.2023 18:15:08 0
“Seçilmiş yalnızlık CEO’ların ve
                    liderlerin hastalığıdır”

Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan,”İnsanların biyolojik doğası gereği ilişkisel doğduğuna ve beynin sosyal temasla, ilişkilerle geliştiğine vurgu yaptı. Yalnız bırakılan insanın gelişemediğine dikkat çeken Tarhan, “İnsan sosyal bir varlık ama itilmiş yalnızlık ve seçilmiş yalnızlık ayrı kavramlar. Bilgili kişiler yalnızlığı seçer. Seçilmiş yalnızlık CEO’ların, liderlerin hastalığıdır. Yalnızlıkla aslında ilk iç keşif yolculuğuna çıkarlar.” diyor ve yalnızlığı gidermek için korkularımızı tanımamız ve yönetebilmemiz gerektiğine vurgu yapıyor. Tarhan, yalnızlığın kullanılan amaca göre bir yöntem olduğunu belirtiyor.

Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan yalnızlığa dair değerlendirmelerde bulundu ve seçilmiş yalnızlık ile itilmiş yalnızlık arasındaki farklara değindi.

İnsan psikolojik olarak prematüre doğuyor

Yalnızlığın çaresi bulunması gereken bir sorun olarak göründüğünü belirterek sözlerine başlayan Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Aslında yalnızlığın bir çaresi var. İnsanın biyolojik ve psikolojik doğası ile yalnızlık arasında iyi ilişki kurmak gerektiğini belirtti. İnsan, biyolojik doğası gereği ilişkisel doğar. İnsanlar beyin ve kişilik gelişimi yapısı olarak ilişkisel varlıklardır. Çocuk doğduktan 1 sene sonra ayakta durabiliyor, 15 sene sonra kâr-zarar analizi yapabiliyor. Yani insan doğuştan psikolojik olarak prematüre doğuyor. Bir nevi erken doğum oluyor. İnsanın yaradılış tasarımı böyle. Bu demektir ki insan sosyal olarak gelişiyor.” dedi.

İnsanoğlu sosyalliği sonradan öğreniyor

İnsanın başkalarına muhtaç olarak doğduğunu söyleyen Tarhan, literatüre giren ormanda kaybolmuş vahşi çocuk vakalarına değindi. Ukrayna’da, 3 yaşından 10 yaşına kadar köpeklerle birlikte büyüyen Oxana Malaya’yı hatırlatan Tarhan, “Köpekler gibi havlıyor, köpekler gibi yürüyor, ağzıyla yemeye çalışıyor, ellerini kullanmıyor, dört ayak üzerinde hareket ediyor. Bulunduğu zaman hemen korumaya alınıyor. Ancak 20 yaşına doğru iki ayak üzerinde yürümeye, ufak ufak bazı şeyler konuşmaya başlayabiliyor. Yani ince motor, kaba motor, dil gelişimi, sosyal, duygusal ve duyusal becerisi çevreden nasıl gördüyse öyle gelişiyor. Demek ki insanoğlu sosyalliği sonradan öğreniyor.” açıklamasında bulundu.

Beyin sosyal temasla gelişiyor

İnsanların, insan olma kapasitesi ve eğilimi ile doğduğunu ancak insanların arasında olursa insanlığı öğrenebildiğini kaydeden Tarhan, “Afrika’da ormandan hiç çıkmamış pigmeler bulunmuş. Onlarla bir ilişki kuruluyor dost olunuyor. Bir gün onları alıp açık bir düzlüğe çıkarmışlar. Orada bufalo sürülerini görüp elleriyle kovalamaya başlamışlar. Halbuki hayvanlar uzakta. Neden böyle davrandıkları sorulduğunda ‘üzerimize sinek geliyor’ demişler. Yani mesafe kavramını bile öğrenememişler. Uzaktaki hayvan koşuşturmalarını üzerlerine gelen sinek gibi görmüşler. Beyin sosyal temasta, ilişkilerle gelişiyor. İnsan beyninin özelliği bu.” sözlerini kullandı.

Bilgili kişiler yalnızlığı seçiyor

Yalnız bırakılan insanın gelişemediğine, zihinsel olarak köreldiğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “İnsan sosyal bir varlık ama seçilmiş yalnızlık ayrı bir şey. Yani itilmiş yalnızlık ya da seçilmiş yalnızlık ayrı kavramlar. İnsanın üç tane becerisi var. Biri stresle baş etme yöntemi, ikincisi insanlarla iletişim kurması ve üçüncüsü düşünce alışkanlıkları. Kişi bu üç beceriyi öğrendiği zaman kendi kendine öğretebilir oluyor. Yani yalnızlıkla mutluluk ikisi bir arada olabiliyor ama bu seçilmiş olursa oluyor.” dedi. 

Bilgili kişilerin yalnızlığı seçtiklerini belirten Tarhan sözlerine şöyle devam etti:

“Onlar yalnızlıktan rahatsız olmazlar, yalnızlıkla aslında ilk iç keşif yolculuğuna çıkarlar. Kendilerini, arzularını, dürtülerini eğitirler. Tolstoy’un bu konuda çok güzel bir hikâyesi var. Münzevi bir adama soruyorlar, ‘Sen yalnızlıktan sıkılmıyor musun? Niye yalnız kalıyorsun?’ O da diyor ki, ‘Hayır sıkılmıyorum. Ben yalnız değilim.’ Örneklerle yalnız kalarak içindeki vahşi duyguları eğittiğini söylüyor. İnsan bilgelik yolunda ilerlerken, kendisiyle yalnız kalarak içindeki vahşi ve ilkel duyguları eğitebilmesi çok önemlidir. Bu seçilmiş yalnızlıktır. Sürekli değil ama zaman zaman kişi hayatının belli bir döneminde kendisiyle ilişki kurmak için yalnız olacak. İlişki biçimimizde de zaten aileyle, sosyal çevreyle ve mesleki olarak ilişkiler kuruyoruz. Bir de yaratıcı ile ilişki kuruyoruz.” şeklinde konuştu.

Meditasyon yaparak yalnızlığını iç huzuruyla birleştiren kişiler kendileriyle barışıktır 

Sufi meditasyon ve Budist meditasyonlarla yapılmış çalışmalardan örnekler veren Tarhan, “Kişi meditasyona girdiği zaman beyinde elektrotlar, beyin sinyalleri kaydediliyor. Duyguyu yakaladıkları zaman beyin mutluluk hormonu salgılıyor. İlgili alanlar harekete geçiriliyor. Bütün istekleri karşılanmış, bütün ihtiyaçları giderilmiş, evrenle kendini bütünleşmiş gibi hissettiği zaman müthiş bir rahatlık, uçma duygusu oluyor. Aslında kişi yalnızlığı gidermek için kişilik sınırlarını kaybediyor ve evrenle bütünleşiyor. Mesela ibadet ederken, namaz kılarken eğer duygular tam dahil olursa meditatif bir namaz oluyor. Bunun için huşu içinde ve tamamen hem zihinsel odaklanma hem duygusal yoğunlaşma ikisi birden olacak. Zihinsel odaklanma olursa, duygusal yoğunlaşma ondan sonra geliyor.” diyerek meditasyonla ilgili şunları sözlerine ekledi: “Bir insanın yalnızlığı seçip, yalnız kalmayı başarıp, hedefine giderken bunu yapabilmesi aslında zihinsel gelişmişlik seviyesini de gösteriyor. Meditasyon yaparak yalnızlığını iç huzuruyla birleştiren kişiler, güçlü, kendileriyle barışık ve hedeflerinden vazgeçmeyen kişilerdir. Gandi bunun güzel bir örneğidir. Ona ‘tek kişilik ordu’ demişler. Gandi hatıralarında ‘Yanında Tanrı olan kişi yalnız değil, tek kişilik çoğunluktur. Tarihte doğrular için mücadele edenler kısa vadede zorluk çekmişler ama uzun vadede kazanmışlardır.’ diyor.” 

Modernizm yalnızlığı unutturuyor 

Yalnızlığın, insanın bazı şeyleri görmesini de sağladığını sözlerine ekleyen Tarhan, “Kendini sorgulayıp, öz eleştiri ve ‘Dur, düşün, yeniden başla’ yapabiliyor kişi. Bu bir nevi moratoryum (erteletim) ilan etmektir. Kişi moratoryumla kendini yeniden yapılandırmak için mola veriyor. Bu mola içerisinde yeniden değerlendiriyor. Hatta buna girişimcilikte ‘yüzde 15 kuralı’ deniyor. Yüzde 15 kuralında, çalışıyorsan bir 1,5 saat de yaptığın iş hakkında düşün deniyor. Bunu yaptığı zaman kişi hatalarını görüyor, kendini geliştiriyor ve hatalardan dersler çıkartıyor. Farklı bakış açıları getiriyor, yeni seçenekler bulabiliyor ve vizyonunu büyütmüş oluyor. Vizyon sahibi kişiler genelde böyle kişiler oluyor. Çalışan insanlar kendilerini işe kaptırıyor. İşe gidiyorsun geliyorsun, ondan sonra televizyonun karşısına geçiyorsun. İnsan kendine hiç zaman ayırmıyor. Modernizm yalnızlığı unutturuyor” dedi

Yalnızlık zırhına sığınıyorlar…

Mutsuz eden yalnızlıkların çok arttığını belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Sanal bağların kurulmasıyla gerçek bağlar kurmuyor insan. Sanal bağlar da gerçeğe göre daha zayıf bağlardır. Sanal ilişkiler de zayıf olduğu için sağlıklı ilişkiler değil. İnsanı bir nevi bir bağımlı hale getiriyor. Duygusal destek almak, bazı gerçeklerle yüzleşmemek için ya da stres azaltma tekniği olarak sanal ilişki kurulabiliyor” ifadesinde bulundu.

Yalnızlığın, bencilliği de beslediğini söyleyen Tarhan sözlerine şöyle devam etti: 

“Kimseye hesap vermek zorunda kalmıyorsun, kendi kararlarını kendi başına alabiliyorsun. Kimseye danışmaya ihtiyacın yok. ‘İlişkiye ayıracak vaktim yok. Başkasının sorumluluğu taşımak istemiyorum.’ diyorlar. Özgüven adı altında öz beğeni büyütülüyor. Narsisizm yani benmerkezcilik (kendi egosunu tatmin etme, ön plana çıkarma) büyütülüyor. Bu tarz kişiler de istemedikleri halde yalnız kalıyorlar. Çünkü bir kaçıngan kişiliğin yalnızlığı var. İstemediği halde yalnız kalıyor. Bunlar egosu yüksek kişiler oluyor. Genellikle bir iletişim, sohbet başlatamıyorlar. İnsan ilişkilerinde ‘benim fikrim budur’ diyemiyorlar. Yalnızlık zırhına sığınıyorlar.”

Şizoid kişiler de yalnız ancak mutlu

Şizoid kişilerin de yalnız ancak mutlu olduklarına dikkat çeken Tarhan, “Ancak bu kişiler şizofreniye yakındır. Yani aileye, topluma bir şey katmazlar. Sadece kendilerine çalışırlar. Şizoidler kendi dünyalarında yaşarlar. Temel bazı işlerini yaparlar. Onun dışında sosyal değillerdir, doğru düzgün konuşmazlar. Böyle bir kimse biliyorum ben. Eşi konuşması için onu zorluyordu. En sonunda adam şöyle diyor, ‘Beni sağır dilsiz kabul et’. Bu kadar konuşuyor. Bu hastalık değil, kişilik özelliği. Bu kişiler bir psikiyatrik veya klinik vaka değiller. Ama yalnız yaşıyorlar. Onların hiçbir şikâyeti de yok bundan. Bazıları da çok yetenekli oluyor. Birkaç dil biliyorlar ama başkasına hiç faydası yok.” açıklamasında bulundu.

Yalnızlık, kullanılan amaca göre bir yöntemdir

Utangaç kişilerin de yalnız kaldıklarını dile getiren Tarhan, “Hata yapmaktan korkarlar, sosyal kaygıları vardır. Herkese mahcup olmaktan korkarlar ki bizim kültürümüzde mahcupluk, utangaçlık teşvik edildiği için yaygındır. Utangaçlık da yalnızlığa iter. Korkularımızı yönetemediğimiz zaman yalnızlık zırhına sığınıyoruz. İçsel savaşa götüren yalnızlık insanı hasta eder gerçekten. İçsel savaşa götürmüyorsa, seçilmiş bir yalnızlıksa kişi böyle durumlarda kendini geliştirebilir. Bu nedenle yalnızlığın kendisi bizatihi kötü değildir. Yalnızlık kullanılan amaca göre bir yöntemdir.” şeklinde konuştu.

Kadın beyni stres altında yalnızlığı gidererek, erkek beyni yalnızlığa sığınarak rahatlar

Özellikle kadınların kendilerini çok yalnız ve sevilmiyor hissettiklerini ve mutsuz olduklarını dile getiren Tarhan, “Çocuklarına iyi davranamıyor, anneliği ve işi iyi yapamıyorlar. Sonucunda çevresi tarafından eleştiriliyor ve durum kötüye gidiyor. Kadın ile erkek beyninin farkı buradadır. Kadın beyni stres altında yalnızlığı gidererek rahatlar. Erkek beyni de stres altında zihinsel sığınağına yani yalnızlığa sığınıp öyle çözüm üretmeye çalışır. Evde de gerginlik varsa, sohbet, paylaşım yoksa kadınlar kendilerini kötü hissediyorlar.” dedi.

Bazı kişilerin de normalden çok daha fazla takdir, övgü ve onaya ihtiyacı olduğuna değinen Tarhan, “Bu kişiler de bunları alamadığı zaman yalnız hissediyorlar. ‘Ben yalnızım’ diyerek bize gelmiyorlar ama bakıyoruz ki arka planda yalnızlık var. Yakınlık kurmaktan kaçınıyorlar ama buna kendileri sebep oluyor farkında olmadan. Bunları ortaya çıkarıp, kendilerinin sebep olduğu durumu görüp, bazı düşünce stratejileri ya da ilişki stratejileri geliştirilip, biyolojik boyutu da psikolojik boyutu da tedavi edilebiliyor.” ifadelerini kullandı.

Yalnızlığı gidermek için korkularımızı tanımamız ve yönetebilmemiz gerekir

Modernizmin bazı seçilmiş yalnızlıkları arttırdığı için bunlara modern özgürlük dendiğini ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Seçilmiş yalnızlık, CEO’ların, liderlerin hastalığıdır. Hatta modern hapishanede oluyor kişilerin hayatları. Hapishanede yaşıyor gibi kimse onlarla konuşamıyor, konuşmak istemiyor, korkuyor. Bir nevi yalnızlığa mahkûm. İtilmiş yalnızlık dediğimiz durum da olabilir. Kendileri sebep oluyorlar ve toplum da çevresi de onu yalnız bırakmak zorunda kalıyor. Yalnızlığı gidermek isteyeni de hemen reddediyorlar.” dedi ve sözlerini şöyle tamamladı:

“Bir de paranoid kişiler çok yalnız kalır. Kimseye güvenmedikleri için yalnızlığı seçerler. Her yaklaşanı bir tehdit gibi şüpheli görürler. Yalnızlığa itilmiş oluyorlar ama farkında olmadan kendileri buna davetiye çıkarmış oluyorlar. Yalnızlığı gidermek için korkularımızı tanımamız ve yönetebilmemiz gerekir. Korkularımızı yok edemeyebiliriz çünkü korkular belirli bir noktada insanı tehlikeden korur. Dozu kaçtığı zaman da zaafımız haline gelir korkular” dedi.

Alsancakspordan büyük başarı, Fenerbahçe’yi elediler

CSA’ da İki etkinlikle Atatürk, bilim ve sanatla anıldı

Burdurlular kahvaltıda buluştu

Zekâ oyunlarıyla aile bağları güçlendi

Kendi toplayana karpuz bedava

Üzüm üreticileri Güney’den seslendi “Alın teri bu kadar ucuz olamaz”

Dodurga'da seracılıkta hedef 50 dekar ve 25 ton verim

Güney İlçesinde üzüm hasadı başladı

Köy-Koop başkanları Denizli’de buluştu

Balıkçılar balçığa saplanan leyleği böyle kurtardı

Zoroğlu, ‘Okula başlarken ailenin rolü hayati önem taşıyor’

Kaplan, ‘Kontrolsüz şarj üniteleri tehlike saçıyor’

Akaydın, ‘Aile hekimliğinin ayrı bir sözleşme masası olmalıdır’

Desibelin efendisi Enes Kuru Çameli’de gönülleri fethetti

Yörüklerden, 17 Ağustos’un 26. Yılında depreme karşı bilinç çağrısı

Derviş Evi İtalyan basınında

Denizli’de el sanatlarına vali desteği

Denizli’de binlerce öğrenciye hem hediye hem farkındalık

PASVAK Çal’da ikinci kez sünnet düğünü düzenleyecek

DEHAD Başkanı Akaydın “Hasta sağlıklı olduğu için hekim cezalandırılır mı?”

Denizli’de Kur’an Kursu öğrencilerinden şehide vefa

Efsan Makina ve Diva Envitec’ten stratejik ortaklık

Desibelin efendisi Enes Kuru

Çocuklarda çene ve diş gelişimine dikkat

Afatoğlu, "Anayasanın temel taşlarıyla oynamak milli birliğe tehdittir"

Diploması sahte akademisyenler nasıl ayırt edilir?

Doktor Barım, ‘Emzirme, sadece beslemek değildir’

Anne ve çocuklar maske boyama atölyesinde buluştu

Abaş Sülalesi 21. kez Çayırlı’da buluştu

Pamukkale’de diziyi izleyen kursa koştu

Yükleniyor

loading

İl Başkanı Subaşıoğlu’ndan Denizli’de emlak vergisi tepkisi

Nihat Genç'in cenaze töreninde Denizli'den katılım

Milletvekili Ün, ‘Kürecik radar üssünün denetimi TSK’ya devredilecek mi?

GİK üyesi Akman, “Türkiye ve Denizli ümitsiz değil”

Sema Silkin Ün: “Türkiye’den İsrail Ordusuna katılım onur boşluğudur”

Akman, “Ümitliyiz, müjdeli haberler bekliyoruz”

İsrail protestolarına uygulanan şiddete isyan etti

Milletvekili Ün, “Bakan sözünü tutmadı. Covid mağdurlarını yok saydı”

İl Başkanı Tekin, “Milli mücadele ruhunu unutturmayacağız”

Menderes Nehri’ne nefes aldıracak tesis

CSA’ da İki etkinlikle Atatürk, bilim ve sanatla anıldı

Burdurlular kahvaltıda buluştu

Zekâ oyunlarıyla aile bağları güçlendi

Kendi toplayana karpuz bedava

Dodurga'da seracılıkta hedef 50 dekar ve 25 ton verim

Güney İlçesinde üzüm hasadı başladı

Köy-Koop başkanları Denizli’de buluştu

Balıkçılar balçığa saplanan leyleği böyle kurtardı

Zoroğlu, ‘Okula başlarken ailenin rolü hayati önem taşıyor’

Kaplan, ‘Kontrolsüz şarj üniteleri tehlike saçıyor’

Üzüm üreticileri Güney’den seslendi “Alın teri bu kadar ucuz olamaz”

Efsan Makina ve Diva Envitec’ten stratejik ortaklık

Denizli’den nükleere yerli zırh, bor katkılı tekstil, Akkuyu’da kullanılıyor

Efsan Makina, Yeni Delhi'de ilgi odağı oldu

Dr. İsa Dal, ‘İhracatçıya daha çok destek verilmeli önü açılmalı’

Çetin Şirketler Grubu’ndan sigorta sektörüne dev hamle

Denizli’nin ilk tüp bebek kuzuları dünyaya geldi

Denizli sanayisinin gurur ve onur günü

Yağışlar çiftçinin yüzünü güldürdü

Başkan Ahmet Can, ‘Bayram alışverişlerinizi esnaftan yapın’

Hırsızları valiliğe şikâyet etti

İtfaiye tam zamanında müdahale etti, yangın eve sıçramadan söndürüldü

Binlerce canlı telef oldu

Hekimler muhatap arıyor

Denizlili hacı adayı kutsal topraklarda hakka yürüdü!

Denizli'de sabah saatlerinde akılalmaz kaza!

DAK, 8 yaşında

Denizli'de facianın eşiğinden dönüldü!!!

Denizli'de eski mahalle muhtarından acı haber!!!

Denizli'de tebessüm ettiren kedi kurtarma operasyonu!

Refah Kapısında adalet nöbeti Milletvekili Sema Silkin Ün Gazze için yürüyecek

Tanrıkulu ‘Alınan tedbirler kadını, çocuğu korumuyor’

Arpacı’dan Bakan Şimşek’e: "Kararlarınızı siyasetin süzgecinden geçirirseniz ekonomiyi düzeltemezsiniz"

Sema Silkin Ün’e, Genel Başkan Asu Kaya’dan istişare ziyareti

CHP’li Biçer Karaca, ‘İlelebet koruyacağız!’

AK Parti’li Kasapoğlu, seçim şampiyonu mahalleyi unutmadı

Denizli genel başkan Erbakan’ı ağırlayacak

AK Parti güçlü bir ailedir

Milletvekili Arpacı, ‘ Türkiye günde 623,3 milyon dolar dış borç ödeyecek’

Denizlili iş adamı genel başkan yardımcılığına getirildi

Başkan Yılmaz, Çardak OSB Müdürünü ziyaret etti

Çardak Toplum Sağlığı Merkezi’nde öğrencilere özel etkinlik

Kadir Baş’tan Güngör’e ziyaret

Çardak'ta izcilik programı düzenlendi

Vali Coşkun Çardak'a ziyarette bulundu

Hüsnü Yılmaz'dan Zebekçi'ye ziyaret

Hüsnü Yılmaz'dan Zebekçi'ye ziyaret

Hüsnü Yılmaz'dan Milletvekillere ziyaret

Hüsnü Yılmaz'dan Milletvekillere ziyaret

PAÜ’den Çardak Organize Sanayi Bölgesi MYO öğrencilerine seminer

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 26 20 2 4 44 64
2.FENERBAHÇE A.Ş. 26 16 1 9 30 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 26 17 3 6 23 57
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.GÖZTEPE A.Ş. 26 11 5 10 10 43
6.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 26 12 8 6 14 42
7.KOCAELİSPOR 26 9 11 6 -4 33
8.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 26 8 9 9 -7 33
9.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
10.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 26 7 10 9 -4 30
11.CORENDON ALANYASPOR 26 5 8 13 -4 28
12.TÜMOSAN KONYASPOR 26 6 11 9 -9 27
13.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 26 6 14 6 -18 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 26 4 17 5 -22 17